Yazı Detayı
06 Mart 2021 - Cumartesi 00:36 Bu yazı 245 kez okundu
 
Din Kültürü mü Din Ahlakı mı?
Ahmet SELİM
 
 

Çocukken yaz tatillerinde hemen camiinin yolunu tutar, Kuran öğrenmeye gönderilirdik. Öğlene kadar Kuran öğrenir, öğleden sonra dinin kültür boyutunu ilgilendiren ezberler yapardık. Küçük bir defterimiz olurdu ve bunlara otuz iki farz, elli dört farz, dini inanç sistemini tanımlayan bazı formül cümleler yazar, ezberlerdik. Bütün çocukluğum böyle geçmiştir, sadece benim değil benim neslimim çocukluğu da böyle geçmiştir sanırım. Hatta şunu çok rahat söyleyebiliriz: Türkiye’de dindar aileler çocuklarını kuşaklar boyu bu eğitimden geçirmiştir. Mesel o yıllarda ahlaklı olmak, çalışkan olmak, yalan söylememek, ilimle meşgul olmak, kul hakkına girmemek, insanları incitmemek gibi konular üzerinde nedense hiç durulmamıştı. Dolayısıyla birçok kuşak, iyi bir dindar olabilmek için Kuran okumanın, ibadetlere devam etmenin ve bu bilgileri bilmenin tam ve yeterli olduğunu düşünerek yaşadı, yaşıyor; İslam’ın muhteşem ahlak boyutu maalesef ıskalanıyor. Zannederim İslam’ın yanlış yaşanmasının temelindeki sorunlardan biri de bu yanlış temel eğitimden geçmemizdir. Böylece ortaya çıkan manzara şu: Namazını geçirmeden kılan ama çevresine nezaketsiz davranan komşu, bir iki defa Hacc’a giden fakat çalışanının maaşını hep kısmaya çalışan esnaf, Umre ziyaretlerini ihmal etmeyen fakat vergisini ödememek için kırk takla atan patron, dindar olduğunu her fırsatta göstermeye çalışan ama temel vatandaşlık kurallarına pek de uymayan vatandaş…Bu örnekler tabii ki hep değil ama pek çok. Beyaz renkte küçük bir kir bile hemen göze battığı gibi Müslüman kimlikte bu davranışlar hemen göze batmakta, daha da kötüsü insanlar bu aksi davranışları Müslüman bir kimlikle açıklamakta, “İşte Müslümanlar böyle!” yargısına ulaşmaktadır. Bu, dışarıdaki bir insanın değil kendi insanımızın da bakışıdır. Cumhuriyet döneminde yazılan pek çok sosyal-gerçekçi romana baktığımızda bu olumsuz tiplerle çokça karşılaşırız, bunların adı ya Ökkeş Ağa’dır ya Şaban Efendi…Bu yanlış tiplemelerin suçunu, özeleştiri yapmadan sadece yazarlarına vermek, yanlış olur.

 

 

Müslümanlık, her boyutuyla yaşanmalı; sadece ibadet değil ahlak boyutu da ihmal edilmemelidir. İyi bir Müslüman olmak için ibadetlerin yaşanmasının yanında temel ahlak kurallarının da sektirilmeden, elden geldiğince uygulanması zaruridir. Zira İslam peygamberi, hayatı boyunca nezaket ve inceliğin örgülediği bir hayat yaşamış; “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim!” diye buyurmuş,  gönüllere öncelikle bu güzel ahlakıyla girmiştir. İslam’ın kısa süredeki büyük yayılışı, insanların,  Müslümanların ibadetlerine değil öncelikle ahlaki davranışlarına hayranlığıyla mümkün olmuştur. İnsanlar İslam’ı, öncelikle tutarlı tek tanrı inancı ve değerli ahlak düsturlarına yaptığı vurguyla sevmiş, benimsemiş, kabul etmiştir. Yoksa bir yabancının, namazı veya zekatı veya haccı öğrenip, sevip Müslüman olmayı kabul etmesi ender bir vakadır.

 

Dolayısıyla gerçek anlamda Müslüman olmanın yolu, ibadetlere gösterdiğimiz hassasiyeti ahlaka da yansıtmaktır. Beş vakit namaz kılmayı önemsediğimiz gibi her vakit ahlaklı olmaya gayret etmektir. Üç aylarda devamlı oruçlu olmak şart değildir ama hayatımızın her anında doğru, çalışkan, bilgili, gayretli olmak kesinlikle Müslümanlığın bir gereğidir. Yakınlarımızın hakkını gözetip, onlara nezaketle davranmak, gece teheccüt namazını aksatmamak kadar değerli bir dini vecibedir. Vatandaşlık görevlerimizi yerine getirmek, kulluk görevlerimizin yanına koyacağımız güzel bir rızayı ilahi vesilesidir. Mübarek gün ve geceleri değerlendirmenin bir yolu da insanlara iyilik yapmak, muhtaç olanların yardımına koşmak, dost ve akrabaların gönüllerini hoş etmektir. Bu bilince ulaştığımız zaman, yani Müslümanlığı hem ibadet hem ahlak boyutuyla yaşamanın gereğini kavrayıp yaşamaya gayret ettiğimiz zaman bütün aleme en güzel örneği oluşturacak ve Allah’ın yardımını hak edeceğiz. Yoksa bize kendimizin bile bir yardımı, boş bir hayal ve avuntu olacaktır.

 

Sözün özü, İslam, biyolojik insanı ruh insanı yapma amacı güder, insan olunamadan Müslümanlık iddiası boştur!..

 

 
Etiketler: Din, Kültürü, mü, Din, Ahlakı, mı?, , ,
Yorumlar
Haber Yazılımı